Oyun, öncelikse sahneye inen bir perdeden sinevizyon gösterisiyle başlıyor. Zaten Ayten Uncuoğlu ve Köksal Engür'ü sadece burda izleyebiliyoruz. Polisiye bir kurguyla başlayan oyun şaşırtıcı gelişmelerle devam ediyor; biz hem şaşırıp hem gülüyoruz oyunun içinde, hem de en az karakterler kadar kararsız kalıyoruz doğru olan neydi diye.
Bu izlediğim üçüncü Berkun Oya oyunuydu, yine her zamanki gibi döktürmüş tabii ancak beni rahatsız eden tek şey üç oyunda da oyuncuların üsluplarının aynı olması. Hareketler, repliklerin sık sık tekrarlanması, üslup her şey aynı! Belki bu durum Berkun Oya oyunlarının bir karakteri olduğunu gösterir bilemiyorum. Yine de eline sağlık, hayranıyız tabii :)
Ve oyuncular; Özellikle Canan Ergüder zirveye tırmanmış oyunda. Okan Yalabık'ı canlı canlı tiyatroda izlemek ise büyük keyif. -Her ne kadar kendisi yüzünden Krek'in izleyici profili bir hayli değişmiş olsa da!


