20 Temmuz 2011 Çarşamba

Jamie Cullum @ Santralistanbul



Konser haberini duyduğundan beri ortada çığlık çığlığa dolaşan ben, mekanın hastası olduğum santralistanbul yakınındaki kıyı amfi olarak netleşmesinden sonra iyice kendimden geçtim galiba. Hatta öyle bi' geçmek olmuş ki bu konsere iki gün kala hala biletimi almamıştım...

Bilet alma hikayemiz de çok ilginç aslında. Bütün gün Biletix ve İKSV ile aramda geçen telefon trafiğinin sonunda çareyi İstinye Park'taki Biletix'te bulurum diye gittim. İki kişilik öğrenci ya da tam, artık ne varsa bilet istedim ve aldığım cevap: "Üç bilet var ama üçü de farklı yerlerden" oldu. Yani biri ayakta, biri sahne önü biri de oturmalı düzendi.

Ben ufak çaplı bi' ağlama krizi geçirmek üzereyken yine gişe sorumlusu yetişti imdadıma ve "Aa ayaktaki biletler ikiye yükseldi!" dedi, anında kaptım tabii ikisini de.

Konser günü geldiğinde ise, bu güzel manzarada sahnede Jamie Cullum'ı görene kadar inanamadım canlı izleyebileceğime. Ama anons geldiğinde, neredeyse 1.50 boyundaki minicik bi' adam sahneye çıktı, ve İstanbul'a övgüler yağdırmaya başladı.

Herhangi bi' konser girişine göre uzun bi konuşmaydı aslında. İstanbul'a ve konser alanının güzelliğine bayıldığını, burada yaşadığımız için minnettar olmamız gerektiğini söyledi. Sonra birden, sıkılırsanız sahneye iç çamaşırlarınızı atabilirsiniz bile dedi! Sonrasında şarkılar sırasında ceketi ve kravatı yavaş yavaş çıkarıp t-shirt'le kalmalar, piyanonun üstünden atlamalar..Seyirciyle diyalogu ise muhteşemdi, sessiz bi' gece için geldiysek yanlış yerde olduğumuzu söyledikten sonra, biz ayaktaki izleyiciler için: "Sizi seviyorum, en ucuz biletliler sizsiniz ama esas eğlence sizin sayenizde oluyo" gibilerinden bi' şeyler söyledi :)



Setlist'i çok net hatırlamıyorum; ama aklımda kaldığı kadarıyla I get a kick out of you ile açılışı yaptıktan sonra,  Get your way, All at sea çaldı. sonrasında I'm all over it dedi bi' kendimize geldik. If i ruled the world'den sonra ergenken yazdığı Twentysomething'i çaldı ama tabi yaş olmuş 32, onu ara sıra Thirtysomething yaptı :)



Bi' çok insanın onu keşfettiği şarkı olan, onun da hiçbir konserde asla ama asla sektirmeden söylediği Don't stop the music'ten sonra What a difference a day makes sırasında sahne önünde dans eden çiftlere sarıldı! Bu duygusal andan sonra ise konserin en keyifli dakikalarından biri yaşandı, Jamie, sahne kenarından bağırarak bi' şey söylemeye çalışan kızı anlamadığını göstermek amacıyla kızın taklidini yaptı, sonra gönlünü almak için piyanosunun başına oturup resmen şarkı uydurdu! -Kızın mavi eteğine uygun olaraktan "Girl with the blue skirt" gibi bi' şeydi şarkı da, sonradan Brezilyalı olduğunu anladığımız arkadaş da şarkı sırasında sahnenin önüne gelip dans etti, pek keyifliydi.



Burdan High and Dry'a kadar olan şarkıları hatırlamıyorum ama, konserinin esas büyüleyen kısmı burasıydı zaten. Bu şarkı bana göre Radiohead'dense Jamie Cullum söylerken daha özel, ama Jamie şarkıya giriş yaptığı sırada ezan okunmaya başladı, "Notaları bulmaya çalışayım" gibi bi' şey söyledikten sonra o mükemmel piyanosuyla ezana eşlik etti. Ezan bitince de sözler söylemeye devam etti ve şarkıyı bitirdi. Hayatımda bu kadar çok etkilendiğim an çok az olmuştur sanırım.

Son olarak Mixtape'i söylerken biz stat konseri havasına bürünmüştük ve herkes önlere koşmuş dans edip zıplıyordu.

Bis için tekrar geldiğinde ise üç şarkı birden çaldı ve bizi tekrar büyüleyip gitti. Everlasting Love'ı çalmayarak kalbimi paramparça etti evet ama bu geceyle ilgili şüphesiz söyleyebileceğim bi' şey varsa, hayatımın en güzel gecelerinden biriydi ve hayatımda izlediğim en iyi konserdi. Kesinlikle DVD'si çıkmalı!

Jamie Cullum hep gelsin, yine gelsin. O gelmezse de biz gidelim. Falan.

Dipnot: Fotoğraflar biricik Ceylan Sayın'ın objektifinden.. Daha fazlası için Cey'in Flickr'ına bakabilirsiniz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder